Kendi İşimi Nasıl Kurdum? İlk Müşterimi Nasıl Buldum?

LinkedIn’deki son postum şu ana kadar 76K kişi tarafından görüntülenmiş. Bu postun üzerine kendi işimi nasıl kurduğumla ilgili sorular, mesajlar almaya başladım. Blog yazısı yazıp yazmayacağım da soruldu. Bende bunun üzerine kendi tecrübelerimi yazmak istedim.

Dijital pazarlamaya giriş yapmak ya da kendi işini kurmak isteyenlere ufak da olsa yardımcı olmak isterim ve İlk müşterisini bulmak isteyenlere umarım bu yazı faydalı olur. Biraz uzun bir yazı oldu 🙂

Keyifli okumalar…

Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama mezunuyum. Üniversitede okurken kurumsal bir firmada çağrı merkezi’nde çalışmaya başladım. Yine aynı firmada 2012 yılında Veritabanı Uzmanı olarak kurumsal iş hayatıma devam ettim. İlgi alanımın veritabanı olmadığını fark edince işimden ayrıldım. Ardından 2014 yılında bir network ajansında İnternet Pazarlama Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ve yaptığım işten çok keyif aldım. Bu da bu mesleğe olan ilgimin artmasına sebep oldu.

Çok iyi bir patron ile çalışmama rağmen işimden istifa ettim. Birkaç iş görüşmesi denemesinden sonra içimde yanıp tutuşan bir yere bağlı olmama, bir şeyler üretme ve kendi işimi kurma hayalim baskın geldi ve dijital pazarlama danışmanlığı, internet sitesi tasarımları yapmaya karar verdim. Yazılım mezunu olmamın avantajını kullanarak wordpress, shopify tabanlı internet siteleri yapmaya başladım.

Bu sırada bir e-ticaret denemem oldu ve ne yazık ki başarısız oldum. Hem dijital reklam konusunda fazla tecrübeli olmamamın hem de reklam bütçesi ayıramadığım için kötü bir deneyim oldu.

Bu süre zarfında çeşitli eğitimler aldım. İşimden ayrıldıktan sonra eğitimlere devam ediyordum. Hala da devam ediyorum. Bu işin eğitimi hiç bitmiyor, sürekli kendini güncel tutmak zorundasın. Makaleleri takip ettim. Yabancı kaynaklardan çok fazla araştırmalar yaptım, videolar izledim ve eğitimler aldım.

Ancak en zor kısmının müşteri bulmak, kafa yapınızı buna hazırlamak olduğunu kavramam çok uzun sürmedi. Maalesef freelance çalışmak ya da kendi işini kurmak çok büyük bir risk. Konfor alanından çıkmak korkutucu olabiliyor. Kafa yapınızı buna göre hazırlamanız gerekiyor. Konfor alanımdan çıkmak için risk alıp freelance çalışmaya, e-ticaret yapmaya karar vermiştim.

Sonra eşimin işinden dolayı  2,5 ay bir kamp deneyimim oldu. 6 metrekarelik bir çadırda geçirdim 2,5 ayımı. Bu benim için inanılmaz korkutucu bir durum. Ama bu şekilde birçok korkumu atlatmış oldum 🙂 Açıkcası benim için inanılmaz bir deneyim oldu.

Bu 2,5 ayda hem e-ticaret alanına daha fazla yoğunlaşmış oldum hem de kendimi gözlemleme fırsatı yakalamıştım. Doğanın içinde olmamın, zamanımın çok olması benim için bir avantaja dönüştü. Bende bu avantajı bol bol değerlendirdim.

Dolayısıyla kafa yapımı değiştirebilmek için de ekstra eğitimler almaya ve bu konuyla ilgili kitaplar okumaya başladım. Bu çok gelişmemi sağladı. 2014 yılındaki İlknur ile şimdiki İlknur arasında çok fark var. Bende birçok şeyi değiştirdi. Yeni deneyimler, yeni heyecanlar, yeni tecrübeler ne kadar korkutucu olsa da bir o kadar keyifli.

Kafa yapısı kısmını çözdükten ve dijital reklam deneyimimi ve bilgimi arttırdıktan sonra Dijital reklam için müşteriler bulmam gerekiyordu.

Peki, ilk müşterimi nasıl buldum?

Benim için işin en zor kısmı burası oldu. 2,5 aylık kamp deneyiminden sonra İstanbul’a döndük ve birkaç ay sonra Ayvalığa taşındık. İşin zorluğu Ayvalık’ta başladı.

Ayvalık gibi küçük bir kasabaya yerleşmiştik ve buradan yeni müşteriler bulmak çok daha zormuş. Sizinle yüz yüze görüşmek istiyorlar ama bir anda gidip görüşemiyorsunuz. İstanbul’da yaşamıyorsanız benim gibi küçük bir şehirde yaşıyorsanız işiniz 2 kat daha zor.

Yüzlerce mail, onlarca telefon görüşmesi ve yüzlerce linkedin mesajı atmaya başladım. Yavaş yavaş şirketlerle konuşmaya da başlamıştım. O zamanlar kimse online görüşmeye sıcak bakmıyordu. Bir firma ile nihayet anlamış ve çalışmaya başlamıştım. Ama şirketimi kurmak istediğim için şirketlerle görüşmelere devam ettim.

Bu sırada İstanbul, İzmir, Çanakkale mekik dokumaya başladım. Çünkü; sizinle yüz yüze görüşmek istiyorlar. Bu hem yorucu olmaya hem de maddi olarak beni zorlamaya başladı.

Ama yeni firmalarla daha çalışmaya başladım. Ne güzel her şey iyi gidiyor, firmalar gelmeye başladı diye seviniyorsunuz ancak işler o kadar basit değil. Görüştüğünüz firmalardan ses çıkmamaya, var olanları da kaybetmeye başladım(ya ekonomik nedenlerden ya da dijital reklama gereken önemi vermedikleri için vazgeçtiler). Böylece bazı firmalar geldi, bazılar gitti 🙂 Bu süreç bir süre böyle devam etti.

Yaptığınız işin riski bu; müşterileri kaybedebilir, maddi olarak zorlanabilirsiniz. Pes etme noktasına çokça geldim. İstanbul’a geri dönüp bir şirketle çalışmaya başlayıp baş ağrısından kurtulmayı çokça düşündüm. Ama devam ettim. Çünkü; bu benim hayalimdi ve kolay pes etmeye niyetim yoktu.

Her firmaya yazmak yerine içlerinden sektör seçerek ilerlemenin daha doğru olacağını düşünerek önce sektörü daraltıp o sektördeki firmalara yazmaya devam ettim. Yeni müşteriler kazanmaya başladım. Bunların arasında yıllarca çalıştığım şirketler oldu. Sektörü daraltmanın faydasını gördüm.

Turizm sektörü ile başlayıp e-ticaret sektörü ile devam ettim. Şu an sadece e-ticaret şirketleri ile çalışıyorum.

Sonra Avrupa pazarına da girmek istedim. Avrupa pazarını araştırmaya alışveriş alışkanlıklarını merak etmeye başladım. Avrupa pazarını deneyimlemek için Avrupa’daki şirketlere yazmaya başladım. Yine yüzlerce mesaj, mail ve onlarca telefon görüşmesi trafiğine devam ettim. Ve Avrupa ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yeni müşterilerim oldu. İnanılmaz keyifli bir deneyimdi benim için.

Benim adıma en önemli noktalardan biri de eşimin desteği oldu. Risk aldığınız da size destek verecek birinin olması çok güzel. Özellikle benim gibi çabuk demoralize olan biri iseniz size birilerinin destek olması bu işi daha yapılabilir kılıyor. Benim içinde en büyük destekçim eşim oldu. Destekçim olmasının yanısıra aynı zaman iş ortağım da oldu. Şimdi ise beraber Türkiye, Avrupa ve Arap Emirliklerindeki e-ticaret sektöründe yer alan firmalarla çalışıyoruz. Ve 2020 yılının Kasım ayında kendi şirketimizi kurduk. DigiVertex Dijital Ajans isimli reklam ajansımız var ve aynı zamanda Luwians isimli kendi e-ticaret sitemizi kurmaya başladık. Hazırlık aşamasında şu an 🙂 Hayalimiz için adımlar atmaya devam ediyoruz. Beraber hayal ettiğimiz, olmasını istediğimiz çok şey var. Ve hepsini hayata geçirmekte kararlıyız. Yeni projelerimiz var. Kendisinin de inanılmaz projeleri var hayata geçirmek istediği. Adım adım bu projeleri de yapacağız.

Yazacak çok şey var ama özetlemek istedim ki çok fazla vaktinizi almak istemiyorum. Bu çok uzun bir maceraydı. Yazılanlar kadar kısa sürdüğüne aldanmayın 🙂 Gece-gündüz demeden çalışmaya, sosyal hayatınızdan vazgeçmeye, risk almaya, maddi zorluk yaşamaya hazır olmanız gerekiyor. Netflix’i unutmanız gerekiyor 🙂 Bir Netflix hesabım hala yok. Bundan rahatsız da değilim. Eğer hayalinizin peşinden gitmek istiyorsanız fedakârlık yapmanız gerekecek. Buna hazırlıklı olun…

Eğer bir hayaliniz varsa peşinden gidin, hayalinize ve kendinize inanın…

İlk Müşterinizi Nasıl Bulursunuz?

Kendi tecrübelerimden yola çıkarak ilk müşterinizi nasıl bulacağınızdan 5 madde de bahsetmek istiyorum.

  1. Şirketlerin kurucuları/sahipleri ile iletişime geçin. Artık mail adreslerini bulmanız çok kolay.
  2. Şirketlerin kurucuları/sahiplerine mail atın. Dikkat çekici bir başlık ve özet bir açıklamanın olduğunu mailler atın. Çok fazla detay yazmayın.
  3. LinkedIn platformunu kullanın.(Ben çoğu müşterimi bu platform üzerinden buldum) Aktif olun, paylaşımlar yapın, Şirketlere bu platform üzerinden mesajlar atın.
  4. İşinizle ilgili sosyal medya hesapları açıp düzenli paylaşımlar yapın.
  5. Avrupa’daki şirketlerle görüşün.

Bu 5 maddeyi uygulayın. Şimdi başladığınızda 1 sene sonra ne durumda olduğunuzu siz de göreceksiniz.

Ve bir alanda muhakkak uzmanlaşın. Hepsini biraz bilin ama tek bir platformda uzman olmanızı tavsiye ederim. Ya facebook- Instagram platformlarında ya da Google da uzmanlaşın. Ya da farklı platformlarda.

Eğer İngilizceniz iyiyse Avrupa, Balkanlar, Amerika’dan müşteri bulmaya çalışın. Size inanılmaz deneyim sağlayacaktır. Eğer diliniz yoksa Avrupa’daki Türk şirketleri ile de çalışabilirsiniz.

Sürekli kendinizi geliştirin ve tecrübe kazanın. Emin olun bir süre sonra siz müşterilere ulaşmak için uğraşmayacaksınız, onlar sizinle iletişime geçecek.

Sorularınız olursa aşağıya yorumlarınızı bırakabilir ya da direk benimle iletişime geçebilirsiniz 🙂

ilknur
Dijital Pazarlama Danışmanı & Eğitmen